22.06.2011

Mağdurum lan!

Sevgili günlük n'aber, "sana uzun zamandır girişemiyorum" postlarından birinde daha birlikteyiz. Evet farketmiş olman gerekir ki sana uzun zamandır girişemiyorum sevgili günlük.

Çünkü şimdi bu Dünya'nın Güneş etrafında dönmesi nedeniyle oluşan kavramların -mesela mevsimler olabilir bunlar- "yaz"a denk gelmesi, benim için "yazma"ya denk gelmesi gibi bi'şeyler oldu.

Bu arada yaz gelmiş demişken, -"ama bana yazma geldi" esprisini yapmayacağım hayır Dünya henüz buna hazır değil- bu arada dünya bazen büyük harfle yazılıyor bazen küçük harfle yazılıyor, bunu biliyorsun, ben ama şimdi unutmuş gibi gibiyim, rastsal olarak büyük harfle yazıyorum lütfen sonra aman da bu böyleydi diyerekten beni gerimseme.

Ne diyordum, hah, bu arada yaz gelmiş olduğu için benim şu ihtiyar bilgisayarın da devreleri iyice ısınmaya başladı. Tabi ısınan devreler de sonunda düşüyor derde. Isınan devrelerin derdi de fıldır fıldır dönen fanları geriyor haliyle. Fıldır fıldır dönen bu fanlardan çıkan gürültü değme sivrisineklere taş çıkartır cinsten hakikaten mirim sevgili günlük aman diyeyim vay dağlar.

Ben de böyle olunca n'apıyorum, n'apıcam lan bilgisayarı buzluğa sokacak halim yok herhalde, açmıyorum ben de.

Sonuç olarak, şu Emniyet Müdürlüklerinden Sürücü Belgesi için randevu almak tam bir ölüm lan olm sevgili günlük. Kaç gündür randevu almaya çalışıyorum dolu da dolu. Güya internet.

Mağdurum lannn!

12.06.2011

@kingodisco hakkında bazı bazı fikirlerim falan var...

Yazı kabızlığı çektiğim şu günlerde hazır da uykum kaçmış şekilde @kingodisco'yu izlerken bir güzelleme ile bu gidişe bir dur demenin vakti geldi diye düşünmekteydim. Sonra "yahu" dedim, "düşün düşün nereye kadar ulan" dedim, "aksiyona geçmek lazım huleyn" dedim, al dedim git dedim, nerde kalırsan kal dedim.

Ve yine bir Cumartesi gecesi, "Bu diskokralı neden bu kadar başarılı oluyor?" sorunsalıyla başbaşa kalıp bunu araştırmanın çok yerinde bir karar olacağını düşündüm. Ve şöyle bazı sonuçlara vardım;

1- "ay ask may madır" sendromu: İnsanların -özellikle de yeni neslin- bu TV kanallarındaki saçmalaşımdan (ohareey, ulan kelimeye bak beh! Sevgili TDk Türkçe'ye kazandırmış olduğum bu harikulade kelime için lütfen bana bir plaket gönderiniz, şimdi TDk dedim ama sonra da çoğul bitireyim dedim, neme lazım.) çok sıkılmış olması ve bunlarla dalga geçecek bir yaklaşıma aç olması. İlk cümle ile bağlantıyı kuramadıysan, şöyle diyeyim; ay esk may madır, vat wil ay bi? Okan Bayülgen bu dalga açığını çok net görüyor.

2- "Trending topiklere girecek bu" olayı: Tabi bu aslında sosyal medyayı takip edip sosyal medyayı kullanmaya başlamasıyla gelişen bir olgu haline gelmeye başladı. Çünkü gençler artık sosyal medyadaydı, çünkü gelecek oradaydı, çünkü programı gençler izliyordu ve onları takip edemezse onların ne yöne yöneldiklerini farkedemezse program -herhangi bir program gibi- yok olup gidecekti. Mesela gençtürkcell (gnctrkcll) ile özdeşleşmiş olması da bu nedenle kaçınılmazdı. (Edüt: Dedi ve oldu: #riksbudur trending topics'ten inmedi, bu bile gençler üzerindeki etkisini görmeye yeter bence.)

3- "Farklı tipler güzeldir" gerçeği: Gerçekten de öyledir, mesela şimdi Barkın'ı izliyorum, ulan adam farklı, üstelik çok iyi, işini de çok iyi yapıyor, hakkaniyet duygusu programda çok önemli bir yer tutuyor, bulduğu ve hakikaten iyi olan şeyleri -ratingi olmasa bile- göstermekten çekinmiyor. Çünkü farklılık akılda kalır, farklılar dikkat çeker, gençler farklıdır, Hayko da farklıdır, gençler Hayko'yu sever, ben de severim, o zaman ben de gencim. (Ahaha tüme gel. :]] )

4- "Tasarım her şeyse susuzluk nedir?" çalışması: Jeneriklerinden tutun da, cingıllarına, dekorundan tutun da falan filan lan neyse işte uzatmıyorum, programın ilgi çekici bir görselliği var.

5- "Bilgi, Birikim, Bikini" üçlemesi: Bilgi, birikim ve bikini, bence çok da uzun uzun açıklamaya gerek yok bu üçlüyü.

Şimdilik bu kadar, çünkü uykum geldi artık iyice.

Ama, bence, bu, sosyal, medya, her, şeyi, olduğu, gibi, programları, da, öğütecektir.

Niye böyle yazdım; çünkü, internet kullanımı yaşı olanca hızıyla düşüyor. İnternet kullanımı olanca hızıyla mobilleşiyor. (Imm pardon benimle mobilleşir misiniz?) Artık insanlar, gençler, televizyon izlemiyor, çünkü aslında o kadar vakti yok. O kadar vaktimiz yok. O kadar hızlıyız ki, (oo içselleştirdim konuyu bir anda :]] ) o kadar hızlıyız ki, her an bir yere çarpacakmış gibi gidiyoruz. Haliyle bizi yavaşlatan televizyon artık hayatımızdan çıkmaya başlıyor, yerine internet giriyor, yerine sosyal medya giriyor. Ve jenerikte de dediği gibi, artık herkes kral.

Küçük bir öneri: Programın bölümleri -ya da en azından o günün önemli anları (çünkü zaten aslında tamamını izlemeye kimsenin vakti olmayacak)- internet sitesi üzerinden yarımşar saatlik videolarla yayınlansa, çok şükela olmaz mı? Canlı değil. Bir arşiv. Bu sayede insanların televizyon bağımlılıkları biraz daha düşürülmüş olmaz mı? Bence olur. Ben saat 04'e kadar izlemeyi çok fazla sürdüremem açıkçası. Sordum mesela bizim arkadaşlar da sürdüremezmiş. Etti mi 6. Yazıyla da altı. En sevdiğim sayı altıı. :]]

İyi sabahlar Türkiye.

7.06.2011

asosyal internetin yüzeysel gerçekliği

Sevgili analar babalar, şimdi çoluk çocuğunuz olup da gerçekten onun bilgisayar başında sudoku çözdüğünü, bitirme ödevi için kaynak araştırması yaptığını, dönem ödevi için kurbağanın sindirim sistemini araştırdığını (lan bu da amma fenomen bi' olay aslında, onca sene okudum kimse bana şu kurbağanın sindirim sistemini anlatmadı), kolay yemek tariflerine baktığını, CERN deneyi ile ilgili incelemeler yaptığını sanıyor olabilirsiniz, hayır, açık ve net söyleyeyim, çocuğunuz facebook'ta boş boş dolanıp video izliyor.

Evet sevgili günlük, yeni nesil, interneti facebook zannediyor. (Böyle olunca ne oluyor biliyor musun, çocuk, profilindeki bağlantıları tarafından önüne ne sunulursa gerçeğin o olduğunu zannetmeye başlıyor. [gece gece amma derin genellemeler yapıyorum lan, uykum da var gibi aslında, neyse.])

Şimdi sen ey 15 yaşında altındaki gelişmekte olan yavrucak, bak evladım, internet facebook değil. O tarlalar falan aslında yok, o şehirde de aslında farkettiysen sürekli aynı şeylere tıklayıp olmayan paralar kazanıyorsun. Ama sen tabi şimdi "vatismatriksulan!" olayını tam bilmediğin için fazla da yadırgayamıyorum seni, kaptırdın gidiyorsun kendini, ama kendini matrikse fazla bağlama.

Git mesela, en basitinden annene babana de ki, "anne benim niye kitabım yok" de, "oralarda bazı çocuklar var, onların kitapları var" de, "bana neden kitap almıyorsunuz anne!" de. Böyle haykır evladım hadi bakayım. Koş. Sonra yavaş çekimde dönüp yatağında doğru giderken de, "şu televizyonu da kapatın artık" de. Yürrü.

Arama Kelimeleri Çeşitlemesi Vol:3

Zaman zaman bu "arama kelimeleri" ile aranıp aranıp da blogumu bulanlara bir nevi hizmet olsun diye açıklamalar yapıyorum, aradıkları açıklamaları bir sosyal sorumluluk prejesiymişçesine buradan cevaplıyorum, bu sefer de kıreyzigörl rica etmiş, onun vasıtasıyla bu sosyal sorumluluk vazifemi gerçekleştirmiş olayım.

Buyurunuz, işte aradıklarınızı buradan cevaplıyoruz: (tabi hepsini değil, aralardan seçmece)

bedri usta mecidiyeköy: Mecidiyeköy'deki Bedri Usta'dır. Kebapçıdır. Fena değildir.
ben manyadım ne demek: manyamak bir üst nirvana halidir, böyle ağaçlar kuşlar falan, aa leylek mi o?
böhürtlen çayı: ah evladım, böğürtlen o. çayı güzel olur.
dünya hangi yöne dönüyor: şu yöne.
eve gitmek istemek: genelde insanların evde değilken ve bulundukları yerden sıkılmışken içinde bulundukları istek hali. ben var eve gitmek istemek.
eyvanlamak: vaay :] işte budur, özgürlüğü bidir, benim eyvanlamam bu kadar. (şuradan sağ tık yeni sekme)
italyan ligorin tavukları resimleri: ahahaha lan ne buldunuz bununla ilgili ben de merak ettim şimdi.
iş başvurusu inşallah olumlu döneriz: inşallah olumlu dönersin.
kantunyus: what?
kontenyus: whart?
kontinyus: arkadaşım hadi yaz şunu.
kontinyus ingilizce: olacak olacak devam
kontinyus pas: valla benden de pas, olmadı bi' türlü.
ligorin italyan tavukları: ahahaha, ne var lan bu tavuklarda.
monera alemi ile ilgili şiir: ahahahha :] amipler aldı seni nazlı yarim, seni terliksi hayvanlar kadar özledim. (olm git doğru düzgün bi' şiir kitabı al manyadın mı n'aptın.)
uçakta nerede oturacağını nasıl bilecen: Mesela biletine bakacan.
virüslüyüm yaklaşmayın: olur. Arkadaştan uzak durun.
wifi siz bir telefon nasıl wifi li olur: hımm cevap veriyorum; olmaz. Hatta wifi sizsiniz Türkiye.

Evet bir sosyal sorumluluk görevimizi de yerine getirmiş olmanın ve insanlara aradıkları soruların cevaplarını vermenin huzuru içinde gidiyorum, uyuyorum.

İyi geceler Türkiye.

3.06.2011

Alt notalarda paçuli falan...

Olm sevgili günlük, bu parfüm olayları ne acayip lan. Sabahtan beri bakınıyorum, bu pırayvıt şoping sitelerinde indirimli falan parfümler var. Parfümüm de bitti bitecek gibi. Bitti lan aslında bitecek değil, bayağı bayağı bitti. Bittiği için de dedim ki kendi kendime, oğlum dedim, parfüm bitti dedim, git dedim al dedim kendine dedim parfüm al da sür dedim, al dedim git dedim… de, abi insan kafayı ısırır bunları incelerken, açıklamalara gel;
 
“Emsalsiz bir maceranın kahramanı bilinmeyene doğru sanal bir yolculuk yapıyor.” Yiiihaaa! Bu ne lan? Ne demek şimdi bu? Alsan bi’ türlü, almasan iki türlü. Türlü türlü. Sanal yolculuklar falan, bir de bilinmeyene yolculuk diyor. Lan parfümü sürdükten sonra eşşedüenlaaa… mı yani? Geç.
 
Al bir tane daha, “İleri teknolojik içeriklerin ve doğal ham maddelerin eşsiz kombinasyonu yepyeni bir hayalde sizlerle buluşuyor.” Allah Allaah, yürü be kim tutar seni. Kendine özen gösteren hacker’ların hassas tercihi.
 
Hobaa, “Şişe tasarımında geniş kavisler alçakgönüllü çizilmiş zarif kenarlar dokunulası duygusallık hakim” hadi buyur buradan yak. Şişeyi mi alıyoruz, parfümü mü alıyoruz, şişeyi alır gibi yapıp parfümü mü döküyoruz, parfümü sürer gibi yapıp şişeyi mi öpüyoruz, ne yapıyoruz? Ne yapayım ben çohaefersin şişesinin alçakgönüllü çizilmiş kavisli kenarlarını? Ayrıca o kavisler yüzünden mi 99,99TL bunun fiyatı? Gel de kopma. Haydi o zaman Davut Güloğlu hepimiz için söylesin, hepp beraber kopalım bari, hop hebeyle hopalım bari, hüop heleyley hebelep hüp hüp, desin.
 
Ahahaha, işte bu; “baştan çıkarıcı odunsu uyum” parfümde son nokta. :]