16.10.2011

Geleceğimiz kime emanet olm bizim?

Sevgili günlük, geçtiğimiz günlerden dün değil önceki gün benim küçük yeğenimin (sonra doğana küçük yeğenim diyorum) doğum günüydü. Dün değil önceki gün doğum günü olmasına rağmen biz onun doğum günü kutlamasını dün yaptık. Çünkü dün cumartesiydi.

Sevgili dayılar ve dayı adayları, yeğenlerinizin doğum günlerinde onlara hediye almak güzel bir şeydir, hoş bir davranıştır, yeğenleriniz sizden bunu bekler. Tabi ben de bir dayı olduğum için düştüm "Cadde" yollarına. Sağolsun kadim dostum Tayfun kardeşim de, -bir dayı olarak ileride başına gelecekleri tahlil edebileceği- bu yolculukta beni yalnız bırakmadı. :]

Yağmurlu mu yağmurlu bir havada, su birikintileriyle dolu Cadde yollarında, cadde dediysek Bağdat Caddesi haaa, (tiki oldum olm ben :]] )başladık Lego aramaya. Sevgili günlük ben legoları çok severim. Ama çocukluk yıllarımızda tabi nerde efenim öyle habire lego mego alanlar, yok tabi, hani nerdeler, aa yoklar. Tabi haliyle de efenim bende bir legomanya başladı kaynağı taaa o zamanlara dayanan. Gidiyorum böyle komşu çocuklarında falan görüyorum, eş dost akrabada görüyorum, onlar eğleniyorlar gülüyorlar, takıyorlar, çıkarıyorlar, evler arabalar yapıyorlar, ben onları görüyorum eve geliyorum ve haykırıyorum, "benim de bir legom olsa!" diyorum, "benim de bir çikolatam olsa!" diyorum, "anne bana niye almadın, anne bizde niye yok!!" diye haykırıyorum. (Çikolatayı hangi ara görüyorum onu bilmiyorum. Çünkü çocuklar yiyorlar içiyorlar eğleniyorlar falan ya demek ki o arada görüyorum. :] )

Konu dağıldı, ben de tabi yeğenlerimde travma oluşmasın diye onları legolara boğmak istiyorum, her özel gün mutlu an kutlama çatlama hoplama anlarında çat diye gidip lego alıyorum. :]

Yine yaptım evet, ama bu kadar anlattığım şey aslında şu anda yazacağımla alakalı değil, şimdi abi, caddede yürüyoruz, böyle yıldızlar koymuşlar caddenin kenarlarına (bir reklam ya da sosyal bir oluşum dalgası sanırım) boyamışlar falan, böyle bi'şeyler ima ediyorlar falan. Kiminde bi'şeyler var, kiminde başka bi'şeyler var, bazılarında başka başka biş'şeyler falan var. Ama bizi kopartan durum şöyle gerçekleşti;

Bu yıldızlardan birinde bir ayna var, altında da "Yakından bakın, geleceğimizin kimlere emanet olduğunu göreceksiniz." yazıyor. (anladınız siz onu) Ama,...

Bir abimiz, yanında eşi -ya da sevgilisi bilemiyorum-, böyle yakından bakıyooor, bakıyooor, biraz daha bakıyor, bakıyor, bakıyor, sonra da yanındaki ablaya baktığında ağzından şu tarihi cümleler dökülüyor. "E bi'şey göremedim ben"...

Sevgili abi, geleceğimiz umarım sana emanet değildir. Kib. :]]

7.10.2011

Kompozit

Sevgili günlük, şimdi mesela etrafımızda evlenip çoluk çocuğa karışan insanlar falan görüyoruz değil mi zaman zaman, peki hiç soruyor musun kendine, bir insan bir insana gel beraber bre berber gelsene ulen beraber bir berber dükkanı açalım diye niye der? Neden bir insan bir insanlar bir evi paylaşmak ister?

Tabiki bunun bazı sebepleri vardır; (ki ayrı yazılacaktı ama dönüp düzeltmeyeceğim şimdik) Mesela aynı işte bunun gibi, evi beraber dağıtmak için aynı evi paylaşabilirler, ve sonra toplamak için, sonra tekrar dağıtmak, sonra tekrar toplamak, temizlemek falan mesela, sonra mesela yemek, evet, yemek yapmak için paylaşabilirler, evde tek mutfak vardır çünkü haliyle tek mutfakta iki kişinin yemek yapması için paylaşmaları gerekir, mesela şununla (sağtıkyenisekme) bir şeyler içmek için olabilir, ya da bunlarla bi'şeyler yemek. Sonra izlenecek binlerce film, onbinlerce dizi vardır. Ya da yüzbinlerce şarkı vardır dinlenecek. Konser falan olabilir, aa belgesel falan vardır lan dur belgeselleri unutmayalım, şu HD olaylara girmek lazım, sonra mesela ne bileyim, Wii olsun, PS3 olsun, bu tarz konsollar vardır, karşılıklı street fighter olsun, tekken olsun, kafa göz dalmak için aynı ev paylaşılabilir. Isınmak için aynı ev paylaşılabilir, çünkü insanlar sarılınca birbirlerine ısınırlar. Yatmadan önce öyle birbirlerine bakmak, bakakalmak, uzun uzun bakmak, durup durup tekrar bakmak için ya da sabahları uyandıklarında öyle birbirlerine bakmak, bakakalmak, uzun uzun bakmak, durup durup tekrar bakmak için aynı evi paylaşabilirler.

Aslında hepsinden de en en en önemlisi, akşam aynı eve gelebilmek için aynı evi paylaşırlar. Kızgın gelebilirler, mutlu gelebilirler, sinirli gelebilirler, yorgun gelebilirler, enerjik gelebilirler, erken gelebilirler, geç gelebilirler, üzgün gelebilirler, düşünceli gelebilirler, acayip bir çikolata yeme isteği ile gelebilirler, aç gelebilirler, tok gelebilirler, arabayla gelebilirler, otobüsle gelebilirler... ama gelirler. Mühim olan da gelmeleridir. Kompozit olmak için gelirler. Aferim onlara. :]]

5.10.2011

Aşk kaç harflidir?

Aşk altı harflidir.

oldu o zaman

Sevgili günlük, bu yeni oluşumun "dynamic views" ilginç gibi, ancak,

sanırım biraz daha düşünülmesi gereken şeyler var gibi, mesela "Nerde ulan benim gecıtlarım vicıtlarım?!"

Bak farkettiysen ünlemlisoruişareti koydum oraya, ki ruh halim tam anlamiyle (iyle, böyle de nazik olurum bir anda) ifşa olsun.

Oldu o zaman.

Negzel şarkı lan: 6.Cadde - Koyver Gitsin (sağtıkyenisekme)

Bana Manhattan'ın o soğuk caddelerinde elektrikli Quartz soba satmak için koşuşturduğumuz zamanları hatırlattı. Aah ah ne günlerdi o günler. Sonra tabi o sobalardan kazandığım paralarla WallStreet'te bir daire tutup hisse senedi simsarlığına başlamıştım, Buffet miydi neydi, genç bir çocuk geldi bir gün, "abi" dedi benim bir iplik mi kumaş mı tam anlamadığım bi işleri varmış, hisse alım satımlarına başlıyorum falan dedi, olm dedim bak bu piyasada yerler seni dedim, al dedim git dedim nerde kalırsan kal dedim, garantisi olmaz bu işlerin dedim, uyardım bir nevi. Ama çok cevval çocuk hemen kaptı işi, alsat trade mrade derken ulan dünyanın en zengin adamı oldu, sonra çağırmışlar bir konferansa bu işlere nasıl başladınız nasıl bu kadar zengin oldunuz falan diye sormuşlar, benden hiç bahsetmemiş, hayırsız. Boşuna dememişler iyilik yap denize at batsın gitsin diye. Ama ben ne yaptım, Lityumİyon pazarına girdim şimdi, ohoo paraya para demiyorum. Şimdi mesela iPhone4S lansmanı yapıldı ya bugün, dün Tim aradı, abi dedi, bizim pillerde bir sıkıntı yok değil mi dedi, yok olm dedim sakin ol, bizim sözümüz senettir. Steve'le de gayet güzel bir iş ilişkimiz vardı, seninle de öyle olacak merak etme dedim, tamam abi Allah senden razı olsun dedi, ben de haydi sunumunda başarılar dedim, hayırsız diye de ekledim, annem mantı yapacak haftaya bekliyoruz dedim, ama çoktan kapatmıştı telefonu hayta. Sonra tam viewpad7'mi alıp günlük gelişmelere bakmak amacıyla koltuğuma kurulduğumda uyanmışım. Ohaşimatsu lan zaten uyuyormuşum neymişim, rüyaymış mı lan bunların hepsi yuhaşimating. Nerde benim lityumiyon tarlalarım? Onların lityum iyon pilleri var, iPhone4S'leri var, oynuyorlar gülüyorlar, atlıyorlar zıplıyorlar, HD diye bi'şeyler var onlarla video çekiyorlar. Baba bize niye almıyorsun, bizde niye yok!!!

Ben senin baban değilim evladım üzerime üzerime bağırma.

Vuuuu :]]