28.03.2012

Fizy'ksel çıkarım Vol:34

Sevgili günlük, sana uzun zamandır eklemediğim bir "fizy'ksel çıkarım" eklemeye karar veriyor ve sevgili büyük yeğenime çok sevgilerimi gönderiyorum. Çünkü bu şarkıyı onun sayesinde buldum.

"Day dayı dayı dayı bana yarın şarkı lazım" diyerekten başımın etini yemeseydi, akşam akşam beni saatlerce oradan buradan şarkı bulmaya itmeseydi [bu arada sevgili günlük şimdi ben kendi mp3'ünü kendin yap projesini destekliyorum acaba bi'şey olur mu?] ben bu şarkıyı bulamaz, bulamayınca da dinleyemez olurdum.

Michel Telo isimli genç arkadaşımız, şu şarkıyı söylüyor. Kendisine aferim diyoruz.
[Link] (sağtıkyenisekme)

25.03.2012

Olmadı Disney, olmadı!

Sevgili günlük, kendimi çok pek bi' kandırılmış hissediyorum. Ühüüüvv. Bak anlatayım da gör de dinle, pardon bak da dinle, pardon bak da gör.

Şimdi bak yazının sonuna bir fotoğraf ekleyeceğim, bir de link koyacağım, detayları oradan incelersin istersen.

Konumuz şu. "Kimba - The White Lion"

Sanki tanıdık mı geldi? Sanki bi'şey hatırlattı. Mesela Simba. Aa eveeet; "Simba - The Lion King"

Şimdi sevgili günlük, Hollywood'daki ahbaplarımızla derinlemesine yaptığım araştırmalar sonrasında, Walt Disney'in "The Lion King" filminin, teeeaaaa 1965'lerdeki Osamu Tezuka'nın "Kimba The White Lion" filminden esinlenerek -hatta belki kopya çekilerek- yapılığını öğrendim. Beynimden vurulmuşa, alnıma tokat yemişe, kulağıma sinek kaçmışa döndüm bir anda. Sonra bir kaç telefon görüşmesi yaptım;

Mesela Missouri'den çok yakın bir komşumuzun teyzesinin ebesi olan ve Kimba'yı seslendiren Billie Lou Watt'ı aradım, ama 2001'de vefat etmiş ulaşamadım, üzüldüm bak şimdi. Ama o demişti mesela çoook eskilerden, "olm" demişti, "hiç şüphem yok, kesinkes bu Disney Kimba'dan araklamış bu Simba'yı." demişti. Ama ben emin olmak için bir de Ohio'dan eski bir ahbabımızın akrabasının teyzesinin eniştesi olan Fred Ladd'ı arayayım dedim. Çünkü o, bu Kimba'nın egzekütiv prodüsır'lığını yapmıştı. 

Kendisiyle olan telefon görüşmemizin çevirisini şöyle özetliyorum; 
- Aloo, Fred Amca!
- Alo?
- Fred Amca, ben Ohio'dan senin hanımın kardeşinin yeğeninin bir akrabasının Tükiye'den ahbabıyım.
- Kiim?
- Ahbap ahbaap!
- Hey yo! Ahbap, kapıyı çalan sen miydin demin?
- Fred amca, ne kapısı, alooo!
- Hey yo yo, baksana buraya, Fred geldi yanına, hakkınızı arayıp sormaya, geride kalanları uyarmayaa, yo yo yoo...
- Haydaa, Fred amca, sen bu Kimba'yı hatırlıyor musun?
- Kiim?
- Kimba Kimba!
- Kimbasincır mı?
- Değil yahu, Kimba Kimba, Kimba The White Lion.
- Kim bana white diyo evladıım? O'Riley sen misinnn?
- Öeef! Heeee, benim benim! Ev sahibi kirayı göndersin dedi.
- Tamam bu hafta sonu yatırıyorum hesaba.
- Tamam görüşürüz.

gördüğünüz gibi kendisiyle tam iletişime geçemedim, ama internet kaynaklarından edindiğim bilgilere göre,  Fred Amcam The Lion King'i ilk gördüğünde şöyle haykırmış; "Sakın bana Simba'nın babasının bulutlarda belirdiğini söylemeyin! Ovvvv yoooooooooooooo!!!!"

Olmadı Disney, bu hiç hoş olmadı. Yıllarca insanları kandırdın. Filmden milyonları kazandın. Ama o küçük Japon şirketi ne oldu biliyor musun? Yok. Nereden bileceksin. Olmadı Disney!

Dipnotdediğindipteolur: Disney'li yetkililerden acilen detaylı açıklamalı bir mail ve kırılan kalbimin tazminatı olarak beyaz bir aslan istiyorum. :]


6

Sevgili aşkım, aşıkım.

Hey dedik!

Hey, sevgili dünya, gülmeye başla, sonsuz olsun kahkaha... [Bakınız: Örovizyon]

Lan olm saat birden 04:00 oldu. Çat diye bir anda 1 saat birden yaşlandık. Vay arkadaş. Öyle derlerdi de inanmazdım, bir yaşıma daha girdim falan derlerdi. "Olm" derdim "Öyle çay diye bir yaşına daha girilir mi?" Ama giriliyormuş demek ki, çünkü ben bizzat şahsen kendim az önce çat diye 04:00'e girdim. Bir baktım saate 02:59'du, bir an bir baktım, ohaşimatingen! 04:00 olmuş. Hoop bir anda bir saat. Kıhırımıhırı. :]

Bu arada şu diskokralı'na bakıyorum da, geçmiş yıllarda ne kadar acayip şarkılarla örovizyona katılmışız. [Tabi ki biliyorum örovizyon diye yazılmadığını, Erövizyon.]

Hey dedik! Alo dünya! Gülmeye başla.

Zan Cogh Yıldızlı Gece


:] 6

Yıldızlar benim için farklı yanıp sönüyorlar artık sevgili günlük. Ama dur, yıldızlar yanıp sönmezler unutmayalım. Çekirdeklerindeki füzyon tepkimeleri nedeniyle açığa çıkan enerjinin yıldızın içinden geçtikten sonra dış uzaya ışımasıdır gördüklerimiz. Işımak.

Ve yeryüzünden cıbıldak gözle görülebilen altıbin (rakamla 6.000) adet yıldız olduğu varsayılmaktadır. Ama bence tam altıbin değildir. Altıbine yakındır. Bu yakınlık üstten de olabilir alttan da olabilir. Yani beşbindokuzyüzbilmemkaçküsur da olabilir, altıbinbilmemkaçküsur da olabilir. Olabilir de olabilir.

Neyse ne diyorduk; artık yıldızlar benim için farklı ışıyorlar. :]